Bana (Bize) Bir Şeyhler Oluyor!!!


“ANLATACAKLARIM VAR!VAAZ VERMEK DEĞİL NİYETİM, DUYDUĞUMU SÖYLEMEK.SÖYLEMEYE DEĞER ŞEYLER DUYUYORUM ZİRA.BELKİ HAYATI DAHA YAŞANIR KILMAK İÇİN YA DA BELKİ SADE, AMA SADE ANLATMAK İÇİN...
SEN ANLAT DEDİ TANRI BANA!ANLAŞILSIN DİYE DEĞİL,HİÇBİR MÜKAFAT İSTEMEDEN ANLAT…ÇÜNKÜ BİR MÜKAFATTIR ARTIK ANLATICIYA DOĞRU DÜZGÜN ANLAŞILMAK!
SEN ANLAT DEDİ! SEN SADE ANLAT. UMUDU HATIRLATSIN DİYE UMUTSUZLUĞU, ÇAREYE YOL AÇSIN DİYE ÇARESİZLİĞİ ANLAT… DERS VERME DEDİ KİMSEYE.ÇÜNKÜ HOCA DENMEZ ÖĞRENMESİNİ BİTİRENE.ÇIRAKLARI OLAN BİR ÇIRAKTIR USTA, OLSA OLSA…
SEN ANLAT DEDİ BANA TANRI, SEN SADE ANLAT…”


ev yapımı ilk deneme olmasından mütevvellit(off ne kelime) çaylak bir günce bu blog.Adına gelince FARELİ KÖYÜN MIZIKÇISI dedik gitti!Belki de kurmaca dünyaya uzaktan bakıp "naniiik!!"yapma muzurluğunda olduğumuzdandır:) Çocukluğumuzun tüm bol kahkahalı oyunlarında litaratürümüze "Mızıkma" olarak geçen, ve bünyedeki ilk serzenişi sergileyen çocukluk arkadaşlarına itaf bile edebiliriz bu blogu. hatta ettik bile:))


12 Haziran 2008 Perşembe

eskiciden seçmeler

odamın muhtelif yerlerinde biriken eski günlüklerimi kurcalamak zevkli oluyor. düşünün ki ilkokulda başlattığım bu serüvende epey eğlence var haliyle. 1.sınıf karnemi alırken ki heyecanımdan,ağbimin bahçemizdeki dut ağacından düşmesine, çatımıza sürekli yuva yapan serçelerle maceralarımıza kadar yalın çocukluk günleri. annem ve babam için yazdığım iki şiirde cabası:)anneme yazdığım o dönem söylediğimiz bir çocuk şarkısından uyarlama(araklama) gibi gözükse de;babam için yazdığım diyebilirim ki nacizhane ilk özgün şiir denemem:)

keyiflidir günlükler insana kendini hatırlatır.bugünde öyle eskilerle merhabalaşırken bulduğum bir yazıyı aynen aktarıyorum;) sayılı gün kalmış üniversite sınavı stresine ve ergen serzenişine itaf:)
**************************************
tarih önemli değil sıkıcı bir gün...

Anne,baba ve çocuklardan oluşan bu sevimli çekirdek ailede uyulması gereken kurallar vardır:

* Öncelikle temizlik başta gelmek üzere ev işleri konusunda doktora verecek kadar deriiiiiiin bilgilere sahip olmak.
* Annenin düşüncelerini okuyarak istediği her şeyi kusursuz yerine getirmek.Annenin kayıtsız şartsız her konuda haklı olduğunu unutmayarak o ne yapsa etse dahi gıkını çıkarmamak(mümkünse dilsiz taklidi yapmak)
* Öyle dışarda gezeyim tozayım meraklısı olmak mıııı (tövbe tövbe) asla!Temel kural kukuman kuşları gibi anne babanın kara suları içerisinde bulunmak.
*Arkadaşlarla öyle çok görüşülmez.Ayda yılda bir olabilir hatta mümkünse;bir asırdan öbür asıra!
*Arkadaşlarınla bir yerelere gitmek istemenle Madagaskar'a ya da Cubuti'ye gitmek istemen eşdeğerdedir.Yani cevap "HAYIR!" dır.
* Genelde bu "hayır"ların ardında çok makul nedenler vardır tabii.Mesala sinemaya gitmek istediğinizde bir iç savaş çıkabilir,sıkı yönetim, darbe yaşanabilir.(Hem bu ahval ve şerait içinde ana-babanın güvenli kolları dururken neden gözü dışardadır ki bu sıpaların!)

*Babanın ağzından kelimeyi cımbızla çekmek gerekir.Bu yüzden bir konuda izin almak için aylar öncesinden hazırlık yapılması herzaman iyidir;) hatta bazen baba uzatma devrelerine geçerek lafı öyle dolandırır kii siz niçin izin istediğinizi unutursunuz:)
* Onlar gibi düşün, onlar gibi yaşa.sonuçta her evde eski bir tas eski bir hamam konulmuşsa başköşeye saygıda kusur eden 9. köyden 10. ya göçe mecburdur;)
**************************************************
Hamiş: eskiciden dökülenlerdi bunlar.Şaka bir yana hala yürürülükte olması zorlanan maddeler yok değil:)) Artık daha uzlaşmacı sanırım içimdeki kerata:)
Hep beraber 10. köyde yaşıyoruz şimdi;) birbirini daha iyi tanıyan ve değiştirmeden sevmeye en azından çabalayan sevimli çekirdek aile. Saygılar... selamlar:)))

E.G

Hiç yorum yok: